Soru, öneri ya da iş birliği için size bir mesaj kadar yakınız.
+90 232 570 01 40 merhaba@dijitalari.com Detaylı Bilgi Al
İletişim bilgilerinizi bırakın, size en kısa sürede geri dönelim.
18 Kasım 2025 10:52
Görüntülenme: 38
Sosyal medya algoritmaları, kullanıcı deneyimini kişiselleştirmek için tasarlanmış sistemlerdir. Hangi gönderiyi ne kadar süre izlediğini, hangi içerikle etkileşime girdiğini, hangi hesapları ziyaret ettiğini, hangi konulara ilgi duyduğunu takip eder ve sana bir profil çıkarır.
Bu profil zaman içinde “kullanıcıyı anladım” düşüncesine dönüşür. Ne var ki insanlar sabit değil. Bir gün spor içerikleri izleyip ertesi gün belgesel veya yemek videolarına dönebilirsin. Bu değişkenlik, algoritmalar için her zaman kolay işlenebilir bir veri seti değildir. Bu yüzden öneriler bazen hedefi ıskalayan içeriklerle dolabilir.
Bu durum zamanla yeni bakış açılarını, farklı içerikleri ve taze fikirleri kaçırmana neden olabilir. Kısacası dijital dünyanın renk skalası giderek daralmaya başlar.
Viral İçeriklerin Gerçeği Gölgede Bırakması
Sosyal medya platformları doğruluk yerine etkileşime odaklanan yapılardır. Bir içeriğin doğruluğu kadar ne kadar çok paylaşıldığı veya tartışıldığı da önemlidir.
Bu nedenle sansasyonel, manipülatif ya da doğruluğu kanıtlanmamış videolar ve gönderiler öne çıkabilir. Kullanıcılar farkında olmadan bu içeriklere daha fazla maruz kalır ve yanlış bilgi normalleşmeye başlar. Bu durum sosyal medya ekosisteminin en büyük yanılgılarından biridir.
Sosyal medyada yer alan trend listeleri, mekan önerileri veya lokasyon bazlı içerikler her zaman kişisel ilgi alanınla uyumlu olmayabilir. Bazen sadece popüler olan bir mekân ya da yoğun etkileşim alan bir video, senin için uygunmuş gibi görünür.
Bu, platformun seni gerçekten anlamasından ziyade seni genel kullanıcı kalıpları içine oturtma çabasından kaynaklanır. Böylece bazen gerçekten ilgini çekecek yeni mekanlar ve içerikler gözünden kaçabilir.
Otomatik arama önerileri, popüler içerik akışları veya sesli arama sonuçları da zaman zaman şaşırtıcı derecede alakasız içerikler sunabilir. Bu durum genellikle algoritmanın eksik veriyle büyük kararlar vermeye çalışmasından doğar.
Arama geçmişinde yaptığın küçük bir hareket, izlediğin kısa bir video veya yanlışlıkla açtığın bir gönderi bile platformun seni farklı bir kategoriye taşımasına neden olabilir.
Sosyal medya reklam sistemleri oldukça güçlüdür. Aradığın bir ürünü kısa süre sonra başka bir platformda görmek artık sıradan bir durum. Bu, platformların birbirleriyle paylaştığı sinyaller ve analiz ettikleri kullanıcı davranışlarından oluşur.
Bu sistemler seni dinlemiyor olabilir ancak dijital davranışların çok hızlı şekilde analiz edildiği için sonuçlar oldukça etkileyici ve hatta yer yer rahatsız edici olabilir. Bu da kişisel verilerin ne kadar hassas olduğunu hatırlatır.
Algoritmaların kusurları olması şaşırtıcı değil çünkü:
Veriler her zaman eksiksiz değildir.
İnsan davranışı hızlı ve öngörülemez şekilde değişir.
Algoritmalar seni platformda daha uzun tutmayı hedefler.
Trend olan içerikler genellikle hak eden içeriklerden daha fazla görünür.
Reklam odaklı yapı, doğal önerilerin önüne geçebilir.
Bu yüzden gördüğün her öneri “senin için özel olarak seçildi” anlamına gelmez. Daha çok “sistem böyle düşündü” demektir.
Sosyal medya algoritmaları güçlü ve etkileyici bir teknolojidir. Fakat bazen seni tek bir bakış açısına sıkıştırabilir, yanlış içerikleri öne çıkarabilir veya ilgisiz öneriler sunabilir. Bu durumların farkında olmak, dijital deneyimini bilinçli şekilde yönetmene yardımcı olur.